TEMİZLİK ÜRÜNLERİMİ NEDEN EVDE KENDİM YAPIYORUM?

Gün içerisinde bulunduğunuz en zararlı ve zehirli ortamın kendi eviniz olabileceğini biliyor muydunuz?

Veya ortalama bir bebeğin vücudunda 200 farklı kimyasal madde ile doğduğunu?

Peki ya ev temizlik ürünlerinin çocuklarda zehirlenmenin 1 numaralı nedeni olduğunu?

Ben de bilmiyordum…

Ta ki eşimin saç problemi nedeniyle araştırdığım şampuan içerikleri hakkındaki korkutucu gerçeği öğrenene kadar

Bunun bana verdiği şokla evde kullandığım diğer ürün içeriklerini de araştırmaya başladım.

Şunun bilincine vardım ki; günümüzün modern evleri güya hayatımızı kolaylaştıran ama insan sağlığına ve çevreye aşırı zararlı ve zehirli maddelerle dolu.

Bunca yıl kendimi ve erafımdakileri bu tür ürünler ile zehirleyip bir de üstüne para verdiğime inanamıyorum!

Temizlik ürünlerinin içinde en yaygın olarak kullanılan formaldehit, fenol, benzen, toluen, ksilen gibi bazı kimyasalların kansere yol açtığı tespit edilmiş.

Türkiye’de her yıl 150 bin kişi kansere yakalanıyor. Bu rakamı en çok evde kullandığımız ürünlerdeki zararlı kimyasalların zamanla vücudumuzda birikmesi tetikliyor.

Sağlık Bakanlığı Kanser Savaş Daire Başkanlığı, Türkiye’nin kanserle savaşa yıllık 5,6 milyar lira harcadığını, buna rağmen 2030 yılına gelindiğinde her yıl yarım milyon kişinin kansere yakalanıyor olacağını açıkladı.

Tehlike sadece kanser de değil.

Temizlik (ve hatta kozmetik) ürünlerindeki kimyasallara maruz kalmak Alzheimer, Parkinson hastalığı, hormon bozukluğu, depresyon gibi birçok hastalıkla da yakından ilişkili.

Daha fazla devam edip içinizi karartmak istemiyorum çünkü durum tahmin ettiğimizden çok daha vahim.

evde-temizlik-malzemesi-yap

Bu tarz çirkin gerçekler ne ara hayatımıza girdi?

Evini, kendini, çoluğunu çocuğunu temizlemek ne ara bu kadar tehlikeli oldu?

Adını bile doğru düzgün telaffuz edemediğimiz bu kimyasallar ne oldu da evlerimizin içine kadar girdi?

Vaat edilen o pırıl pırıl bulaşıkların, inci beyazlıklarının bedelinin kendimizi ve ailemizi yavaş yavaş zehirlemek olmaması gerektiğini düşünüyorum, yanılıyor muyum?

Aslında işin ‘neden, nasıl, ne zaman’ı önemli değil artık.

Önemli olan, “Bu durumu değiştirebilmek için ben ne yapabilirim?” diye sormak.

Unutmayalım ki hepimiz birer tüketiciyiz. Yaptığımız her alışverişte ödediğimiz paraların nereye gittiğine dair birer seçim yapıyoruz.

Birçok üreticinin önceliği sizin, benim sağlığımızı korumak değil. Evimizin temizliği, hiç değil.

Sadece ve sadece para!

Para sevgisi kolay kolay geçen bir hastalık olmadığı için evlerimizde değişiklik yaratmanın sorumluluğu hepimizin omuzları üzerinde.

Ve neyse ki umut var!

Evde, pekala da ailemize ve çevreye zarar vermeyecek doğal, güvenilir ve gerçekten işe yarayan alternatifler yapabiliriz. Hem de süpermarket ürünlerinden çok daha ucuza.

Benim evde yaptığım temizlik ürünlerinde en sık kullandığım malzemeler şöyle;

Beyaz sirke – Alkol sirkesi olarak da geçen toz, yağ, küf ve kötü kokulara karşı etkili doğal bir asit.

Karbonat – (sodyum bikarbonat) Yağ çözücü, leke çıkarıcı, koku giderici

Boraks – (sodyum tetraborate) Dezenfekte özelliği olan beyaz alkalin bir tuz.

Sabun – Toz, bar veya sıvı halindeki doğal sabunlar her tür temizlik için kullanılabilir.

Limon – Birçok bakteriye karşı etkili en güçlü yiyecek asitlerinden.

Esansiyel yağlar – Güzel kokularının yanısıra antibakteriyel, antimikrobal ve antifungal özellikleri vardır.

evde deterjan yapimi

Kendi temizlik malzememi kendim yapmaya kalkışma sebebim sadece sağlık konusu değil aslında.

İşin ekonomik yanı: Bu kısım tartışma götürmez sanırım. Evde yaptığım ürün markettekine göre çok daha ucuza geliyor. Çünkü, mesela, her iş için farklı farklı ürün satın almak yerine uygun fiyata aldığım beyaz sirkeyi hem cam, hem tuvalet temizliği hem de yüzeylerde kireç sökücü olarak kullanıyorum.

Çevre için çok daha iyi: Market ürünlerinin içlerindeki kimyasalları geçtim, plastik kutularını düşünün. Aldığımız her yeni ürün yeni birer plastik atık demek. Oysa ki evde yaptığımız ürünleri koyduğumuz kaplar plastik olsa bile bu kapları tekrar tekrar kullanıyoruz.

Hediye verilebilir: Tamam, temizlik yapmak hiçbirimizin en sevdiği hobisi değil ancak el/ev yapımı hediyeler her zaman herkesi mutlu eder. Geçenlerde kendim yaptığım bir kalıp sabunun yanına evde yaptığım bulaşık deterjanından şık bir kavanoza koyup komşuma hediye ettim. O kadar mutlu oldu ki!

Özetle; artık bizim evde zehirli temizlik ürünü devri bitti!

Size de naçizane tavsiyem bu konuda en kısa zamanda bilinçlenmeniz, Zehirsiz Ev gibi kaynak sitelere üye olmanız ve evinize aldığınız, her gün dokunup soluduğunuz ürünlerin nereden geldiğini bilmeniz.

Hem kendiniz hem de aileniz için…

neden-evde-temizlik-urunu-yapiyorum

 

Bu yazıyı beğendiyseniz, lütfen paylaşın. ↓

İlgili Yazılar

8 comments

  1. ben de temizlik ürünleri için uzun zamandır tarif biriktiriyorum, ama hala birini uygulamadım 🙁 bulaşık, yer temizliği, diş macunucu tamam da çamaşır deterjanını bir türlü oturtamıyorum kafamda ben… siyahların ve renklileri solduracak diye bir endişem var nedense… bu da beni denemekten alıkoyuyor sanırım…

    Cevapla
  2. Ben uc yıldır bu sürecteyim. önce nopoo ile başladım. şampuanı terk edip karbonatla yıkadım saçlarımı.
    sonra yakın zamanda ev temizliği için sirkeli portakallı solüsyon üretmeye başladım ve sıvı temizlik ürünlerinin tamamı bittikçe yenisi alınmadan ilerledim.
    kesinlike çamaşır yumuşatıcısı kullanmam zaten oradan bir sıfır öndeyim.
    aşağı yukar -ı 6 aydır da kendi sabunlarımı üretiyorum. saf zeytinyağlı sabun..
    bütün bunları blogda yazdım sana link vereceğim

    kolay gelsin ve başarılar

    Cevapla
    1. Aynen İpekcim! Kendimizi yormadan, panik yapmadan yavaş yavaş ilerlemek ve bu değişimi uzun bir sürece yaymak en iyisi. Bu azmini tebrik ederim, bana da güzel bir örneksin.

      Cevapla
  3. hıımm… önce şehirden taşınmak gerek yada başını kuma gömmek…
    o kadar zor kiii temizliğin deterjansız yapılabileceğini düşünmek… o kadar kolay kiii her lekeye ayrı deterjan stoklamak.. o kadar etkileyici ki ne kadar deterjan o kadar temiz hayat diye görmek!…
    gerçekleri bilip de yapmamak ise en zoru.
    her gün düzenli olarak deodorant-nemlendirici krem-diş macunu-şampuan kullanıyoruz bir kere!… ilaç almamız gerekirken bile bu kadar özenli olamıyoruz oysa..
    bulaşık deterjanı- çamaşır suyu kullanmadığımız gün yok! e tabii çamasır deterjanları silsilesi de cabası…
    başta şehirden taşınmak dememdeki sebep kafamızda yarattığımız modern hayat imajını yıkmak gerektiği idi aslında… birileri çıkıp da hem modern hem ekolojik ve sağlıklı olunabileceğini bir gösterse…bunun yerine temizlik ürünleri reyonlarındakileri toplayıp süpermarket kasalarında sıralarda bekliyoruz…

    neyse yine teşekkür etmek istiyorum yazı için. belki böyle yazılara rastladıkça-okudukça kafamıza yer etmeye başlayacak…
    sevgiler..

    [Not: yazıda bir formül görmeyi umut ettim aslında…
    ya da yaşam biçiminize dahil ettiğiniz gerçekten işe yarayan (hani it works! dediklerinden 🙂 ) alışkanlıklardan bahsetseniz keşke..]

    Cevapla
    1. Belki de yazıya eklemem gereken bir nokta daha var; kendi evimde yaptığım bu geçiş bir günde olmadı. Yaklaşık bir buçuk yıllık bir süreç. Şehrin göbeğinde, yoğun çalışıp iyi kazanırken başlamış bir süreç. Henüz tamamlanmamış bir süreç. Yoksa “hadi hop bugün karar verdim evdeki temizlik ürünlerini çöpe atıp yenilerini kendim yapıyorum”, diye bir durum yok 🙂

      Bence modernliği simgeleyen asıl şeylerden biri, TV reklamlarında gösterilenden ziyade bilgi çağında yaşadığımızın farkına varıp evimize aldığımız ürünlerin nereden geldiğini araştırmak ve bilinçli birer tüketici olmaktır. Ama dediğiniz gibi bazen supermarket kasalarında beklemeyi tercih ediyoruz.

      Yorumunuz için teşekkür ederim. Denenmiş tariflerimi de en kısa zamanda paylaşacağım tabi ki 😉

      Cevapla

♥ Düşüncelerinizi duymak isterim. Aşağıdaki kutucuğa bıraktığınız yorumları dört gözle bekleyip büyük bir sevinçle okuyorum! ♥