SIRADIŞI YAŞAM KOŞULLARINDA EŞİNİZLE SAĞLIKLI İLİŞKİ SIRLARI

Ev inşaatımız boyunca en sık sorulan sorulardan bir tanesi ev yapmanın zor olup olmadığıydı.

Evet, kendi evini yapmak tabi ki zor; hayatta hiçbir şey kolay elde edilmiyor ancak ev yapma aşamasında daha büyük zorluklarla karşılaşılabiliniyor.

İşin en zor kısmı, bence, eşinizle bu zamana kadar binbir emekle ve fedakarlıkla sürdürdüğünüz sağlıklı ilişkinizi bu süreçte de devam ettirebilmek.

Bu yazımda eşiyle birlikte uzun süreli kamp tatiline çıkacaklara veya bizimki gibi bir proje sebebiyle karavanda veya küçük bir alanda yaşayacaklara fikir vermesi için, kendi tecrübe ve gözlemlerimden yola çıkarak oluşturduğum, naçizane birkaç noktayı sizinle paylaşmak istiyorum. Yoksa ben ne psikologum ne de ilişki uzmanı.

Loïc ve ben dört yıldır birlikteyiz. Saman ev projemiz birlikteliğimizin üçüncü yılında doğdu ve projenin olgunlaşma süreci altı ay kadar sürdü. Bu süreç o kadar hedefe odaklıydı ki evimizin yapım aşamasında nerede ve nasıl yaşayacağımızı düşünmedik bile.

En nihayet Mart 2015’te birikimlerimizin birçoğu ile aldığımız değerli arazimize taşınma ve hemen ardından kolları sıvama vakti gelip çattığında ‘hmm, peki biz nerede yatıp kalkacağız?’ sorusu kafamıza dank etti.

Köyümüz Salviac’ta, arazimize yakın bir yerde ev tutmak istedik. İstedik istemesine ama burada ev kiraları kısmen ucuz olsa da bizim bütçemizi fazlasıyla aşıyordu.

Birikimlerimiz sadece arazinin kendisini ve daha sonra ev için inşaat malzemesi almaya yetiyordu. Kira ödemek için borç para veya banka kredisi almak söz konusu bile olamazdı çünkü biz borçsuz harçsız ev sahibi olmayı hedeflemiştik.

İki sene önce, Fransa turu yapmak üzere emektar bir karavan almıştık. Turumuz bitince de satıveririz, diye düşünerekten. Ancak bu karavanla o kadar güzel yerler gördük, mutlu ve heyecanlı anlar paylaştık ki üç aylık bu gezi dönüşünde ne benim ne Loïc’in eli karavanı satmaya el verdi. Zaten eski bir model olduğu için satsaydık da bütçemizde büyük bir oynama olmayacaktı.

Durum böyle olunca içinde ufak bir yatağı, eşyalarımızı koyabileceğimiz raplı bir dolabı, tüplü bir kamp ocağı olan bu emektar karavan birkaç aylığına işimizi görür, diye düşündük.

Nasılsa mevsim yaz, tüm gün inşaatta çalışıp akşamdan akşama yatmaya gelecektik karavana, değil mi?

Değil!

Bu küçük karavan 6 ay boyunca evimiz oldu resmen.

Gün geldi 2m2lik alanda iki kişilik yaşama isyan ettik, gün geldi başımızda en azından alüminyumdan da olsa bir çatı olduğuna şükrettik.

Loïc ve ben çok uyumlu bir çiftiz  ama mükemmel değiliz. Peki çok küçük bir alanda, sıfır komforla, üstüne üstlük sırtımıza bir de kendi evimizi yapmak gibi bir yük üstlenmişken birbirimizin gırtlağına yapışmadan nasıl hayatta kalabildik?

Birlikte öngördüğümüz – zorlu – yaşamı test ettik.
Bir evin sağladığı tüm konforlar içinde mutlu bir ilişkinizin olması maalesef ki tüm şartlar altında da el bebek gül bebek bir ilişkinizin olacağı anlamına gelmiyor. O yüzden önünüzdeki zorlu yaşam koşulu her neyse onu eşinizle, sevgilinizle birlikte en az iki hafta boyunca deneyimlemenizi tavsiye ederim.

Yukarıda bahsettiğim iki sene önceki Fransa turu deneyimimiz olmasaydı, sanırım biz de ev inşaatının verdiği stresle ufak bir alanda birlikte yaşamanın altından kalkamazdık.

Çünkü karavanın içinde nasıl bir düzen oturtacağımızla ilgili tartışmaları ve anlaşmaları bu tur sırasında zaten yapmıştık ve dolayısıyla araziye yerleşir yerleşmez yabancılık çekmeden iki sene önce kaldığımız yerden düzenimize devam ettik.

İş bölümü yaptık.
Küçük bir alanda yaşamanın en kötü yanı nedir?

Evet, bildiniz.

Alıp da yerine koymadığınız en küçük bir eşyanın bile dağınıklık yaratması.

Kamp veya karavan hayatında iş bölümü çok önemli. Biz, Fransa turumuz sırasında, etkili bir görev paylaşımı oturtmuştuk. Böylece herkes kendi sorumluluğunu biliyor, her şeyi karşısındakinden beklemiyordu.

Ancak arazide (inşaatta mı demeliyim?) yaşarken bu maddede biraz çuvalladık açıkçası. Çünkü kahvaltı sonrası hemen inşaata koşup öğlene kadar çalışıp öğlen yemeğinden sonra tekrar inşaata dönüyorduk. Karavanı esir alan daimi dağınıklık stresimize stres katıyordu.

Eğer size yardım etmek isteyen ancak inşaat işinden hoşlanmayan bir arkadaşınız veya aile bireyiniz varsa yardım teklifini tereddütsüz kabul edin, derim.

Yemek, bulaşık, ortalığın toplanması o inşaat telaşında sırtınızdan öyle bir yük kaldıracak ki!

Kendimize ait kişisel alanlar oluşturduk.
Yanınızdaki hayatınızın aşkı, hayatta en değer verdiğiniz kişi olsa bile kendinize ait bir alana ihtiyacınız var.

Hem kendi sağlığınız hem de ilişkinizin sağlığı için.

Biz, kişisel eşyalarımız için karavanın içinde herkesin kendine ait bir raf bir de dolap ayarladık. Ufacık da olsa benim diyebileceğiniz bir alanın – ve elinizi attığınızda içinden eşinizin boxer’ı veya traş makinasının çıkmayacağı bir kıyafet dolabınızın – olması, inanın, çok önemli.

elele-tutusmak

Kendi başımıza zaman geçirdik.
Bir önceki maddede ‘Yanınızdaki hayatınızın aşkı, hayatta en değer verdiğiniz insan olsa bile kendinize ait bir alana ihtiyacınız var,’ derken fiziksel bir alandan bahsediyordum. Şimdi ise zihinsel bir alandan bahsediyorum.

7/24 yan yana olmak ilişkiniz için çok yorucu olabilir. 10-15 dakikalık yürüyüşlere çıkmak, pazar alışverişine gitmek, karavanı yağını değiştirmeye götürmek bulunduğunuz ortamdan uzaklaşıp kendinizle zaman geçirmenizi sağlayabilir.

Ayrı ayrı zamanlarda internet kafe ziyaretleri, gönüllülük yaptığımız dernekte zaman geçirmek ve hatta bahçemizde herkesin kendine ait bir okuma veya kafa dinleme köşesinin olması bizim için iyi fikirlerdi.

Kendi kendinize vakit geçirmek size gerçekten iyi gelecek ancak aşırıya kaçmamak gerek.

İlişkimizi ihmal etmedik.
Zorlu koşullarda yaşamaya başlamadan önce üzerinde anlaştığımız tek bir konu vardı; geleceğimizi kuralım derken günümüzü mahvetmeyecektik. Yapılacak işlerin arasında kaybolup gitmemeye, kendimizi veya ilişkimizi unutmamaya özen gösterdik.

Mesela ben her sabah evde yaptığım gibi hafif makyajımı yaptım, kremlerimi sürdüm. Loïc her akşam evde yaptığı gibi duşunu aldı, kokularını sürdü.

Yani inşaatta, çadırda veya karavanda yaşıyoruz diyerek birbirimize güzel ve bakımlı görünmeyi ihmal etmedik.

İkimiz de gün sonunda inşaat kıyafetlerimizden kurtulup akşam yemeği için kendimize çeki düzen verdik ve yemek boyunca ev, iş, inşaat veya stres sebebi olabilecek hiçbir şeyden bahsetmemeye karar verdik ki baş başa geçirdiğimiz bu zaman sadece bize ait olsun.

kalp-bahcebuyucusu

Birbirimizle kavgalı kalmadık.
İçinde yaşadığımız koşullar ve ev inşaatı stresinin altından kalkmak hiç de kolay değildi.

Loïc ile hiç yoktan tutuştuğumuz tartışmaların (kavga demiyorum dikkat ederseniz) sayısını hatırlamıyorum bile. Ama bu tartışmaların hiçbirisinin kavgaya dönüşmesine izin vermedik.

İşin sırrı, tartışmaya neden olan problemi olabildiğince çabuk çözmekte.

Bu anlamda, küçük bir alanda yaşamak aleyhinize çalışıyor aslında. Kapıyı çekip gidebileceğiniz veya kaçıp saklanacağınız başka bir oda olmadığı için oturup konuşmaktan ve probleminizi çözmekten başka bir çareniz kalmıyor.

Haftada bir günü ‘boş gün’ ilan ettik.
Tatilde, seyahatte olmanız arada bir hiçbir şey yapmadan boş boş vakit geçirmeye ihtiyacınız olmadığı anlamına gelmiyor. Uzun süreli kamp veya karavan hayatı, tatilde olsanız bile, bir süre sonra çok yorucu olmaya başlıyor.

Sorumluluklarınızdan veya yapılacaklar listenizden bağımsız geçireceğiniz bir gün zihninizi ve bedeninizi yeniden şarj edecektir.

Fransa turumuz sırasında ne karavanda iş ne gezilecek bir yer planı yapmaksızın sadece kafa dinlemeye odaklı günler belirliyorduk.

Evet, garip ama tatildeyken bile kafa dinlemeye ihtiyacımız oluyordu.

Tatil zihniyetinden çıkıp yerleşik hayata geçince ve ev inşaatına başlayınca işsiz geçirdiğimiz boş bir gün bizim için bir ihtiyaç, bir gereklilik haline geldi.

Her hafta cumartesi akşam yemeğinden pazartesi sabahına kadar olan süreyi kendimize tatil ilan ettik. Böylece hem civar köy ve şehirleri ziyaret etme şansımız oldu hem de inşaat alanı dışında vakit geçirip kafa dağıtmış olduk.

sevgililer gunu

Bunlar sıradışı koşullarda, tatilde veya ev yapımı sırasında eşinizle, sevgilinizle birlikte uyumlu yaşamaya dair benim kendi tecrübe ve gözlemlerimden yola çıkarak hazırladığım ufak ip uçlarıydı.

Biz üç ay tatil amaçlı, altı ay da ev inşaatımız süresince eski bir karavanda yaşadık.

Böyle bir deneyimi paylaşmak bizi daha da yakınlaştırdı ve şimdi birbirimizi her zamankinden daha güçlü seviyoruz.

Sizin de buna benzer tecrübeleriniz oldu mu? İlişkinizde en çok hangi konuda sıkıntı çektiniz? Yorumlarınızı veya varsa tavsiyelerinizi duymak isterim.

Biz çok uyumlu bir çiftiz ama mükemmel değiliz. Peki çok küçük bir alanda, sıfır komforla, üstüne üstlük sırtımıza bir de kendi evimizi yapmak gibi bir yük üstlenmişken nasıl birbirimizin gırtlağına yapışmadan hayatta kalabildik? İşte size sıradışı yaşam koşullarında eşinizle sağlıklı bir ilişki sürmenin 7 sırrı

İlgili Yazılar

3 comments

  1. Eşimle birlikte İstanbul’dan kaçıp bir çiftlik evi, kütük ev, taş ev artık her ne olursa yapıp taşınma hayalimiz var, ve bu hayali kurarken sık sık nasıl olacak da birbirimizin boğazını sıkmayacağız acebaaa diye düşünürken buluyordum kendimi… harika bir yazı, çok teşekkürler :))

    Cevapla
  2. kimsenin tek kelime ses vermemesine şaşırdığımı söyleyerek başlamak istiyorum mektubuma..!! pardon buraya sadece yorum yazılıyordu değil mi 🙂
    her yazı başlığını gördükçe önce okuyayım yazarım diyerek okudum okudum blogunuzu.
    tebrik ederim ve teşekkür ederim.
    mesela bu yazı nasıl da güzel!! nasıl da orjinal!! ve ne elzem….
    blog temanız zaten son derece şaşkınlık verirken bana bir de böyle profesyonel bir bakış açısıyla detay konulara girmeniz çok güzel.
    diğer yazıların yorumlarında görüşmek dileğiyle..
    sevgiler,
    kolaylıklar…

    Cevapla
    1. Bu güzel iltifatlar için çok teşekkür ederim.

      Sınırlı internet erişimim sadece yazı yayınlamak, e-posta ve yorumlara cevap vermek, çeviri işlerimin teslimatına yettiği için sosyal medyaya vakit ayıramıyorum. Ses gelmemesinin sebebi bu olabilir belki – geniş kitlelere ulaşamamak.
      Ama olsun, arada sizin gibi nazik insanlardan böyle nazik yorumlar (veya mektuplar :)) gelince o kadar mutlu oluyorum ki!

      Tekrar teşekkür ederim.

      Cevapla

♥ Düşüncelerinizi duymak isterim. Aşağıdaki kutucuğa bıraktığınız yorumları dört gözle bekleyip büyük bir sevinçle okuyorum! ♥