KOMPOSTA NE ATILIR? NE ATILMAZ?

Köye taşındığımızdan beri, yani yaklaşık bir yıldır, kompost yapıyorum. Yani yapıyorum derken, mutfak ve bahçe atıklarımı bir kenarda topluyorum, hayırsever mikroorganizmalar gerisini hallediyorlar.

Onlar çalışırken ben de üzerime düşeni yapıp teknik araştırmamı yapıyorum. Her elime geçeni önlerine atmıyorum.

Bu araştırma süreci sırasında Aysun‘dan aldığım birkaç kaynak sayesinde (Teşekkürler Aysun!) kompostun hiç de sandığım gibi son yüzyıla has bir uygulama olmadığını öğrendim. Aksine, Çin ve Hindistan’da binlerce yıl öncesine dayanıyormuş.

1860’lı yıllarda Alman kimyager Justus von Liebig tarafından bulunan yapay gübre, kompostun pabucunu dama atmış ve artık humusa gerek kalmadan organik olmayan maddelerle iyi bitki yetiştirilebileceği sanılmış. Ancak yapay gübre ile yetiştirilen bitkilerin birkaç nesil sonra yeniden üreme özellkilerini kaybettikleri gözlenmiş. Bunun sonucunda bitki hastalık ve zararlılarının sayısında artış yaşanınca verim de azalmaya başlamış.

Verim kaygısı (Türkçesi; para! para! para!) da sağlık güvenliğinin önüne geçince yoğun bir gıda ve çevre kirlenmesini beraberinde getiren ilaç kullanılmaya başlanmış.

sağlığa zararlı tarım ilaçları

Mutasyona uğrayan kenelerden GDO’lu ürünlere uzanan bu hikayenin gerisini hepimiz biliyoruz zaten.

İşte birkaç cümle ile nereden nereye geldiğimizin özeti!

Konumuza dönecek olursak…

Daha önce bahsettiğim gibi kompost, kabaca mutfak atıklarının ayrışma sonucu oluşturduğu bir tür gübredir.

Yiyecek hazırlarken meyve ve sebzelerin en lezzetli kısımlarını kullanırız. Ancak geri kalan kısımları, yediğimiz kısımlar kadar su ve besleyici element içerir. Mutfak atıkları komposta atıldığında pek ala kendi kendilerine ayrışıp çözünebilirler ancak kompostunuzun kokmamasını istiyorsak – ki aksini neden isteyelim?! – bu kompost yapıcı mikro-organizmaların hava aldığından ve oksijeninin bol olduğundan emin olmamız gerek.

Bunu sağlayan da kahverengi madde diye adlandırdığımız katı maddelerdir. Bu katı maddelerin bazılarını gene mutfak atıklarımızda bulmak mümkündür.

Yeşil ve kahverenginin işbirliği

Kompost edilebilecek materyaller tuttukları nem oranına göre ikiye ayrılır.

Yeşil organik maddeler bolca nem ve besleyici elementler içerir. Çim biçme atıkları, meyve ve sebze artıkları, yabani otlar, tavuk ve tavşan gibi otçulların gübreleri yeşil maddeler arasında sayılabilir.

Kahverengi organik maddeler, komposta yapı kazandırarak havalandırma görevi görürler. Öğütülmüş tahta, ölü yapraklar, kuru dallar, saman, karton kahverengi maddelere örnektir.

Kompostunuzun etkili bir şekilde ‘çalışması’ için hem yeşil hem de kanhverengi maddelere eşit miktarda ihtiyaç vardır. Fazla miktarda yeşil madde artan nem miktarı yüzünden koku problemlerine neden olabilir ve ekleyeceğiniz bir miktar kahverengi madde hava dolaşımını kolaylaştıracağından kokunun yok olmasını sağlar.

Mutfak atıkları

Pırasa, karnabahar gibi sebzelerin yaprakları, taze bezelye, fasulye, barbunya kabukları, marulun dış yaprakları, sebzelerin kabuk veya sapları mikro-organizmaların ağzına layık mutfak atıklarıdır.

Tüm meyvelerin kabukları, çekirdekleri, sapları yine aynı şekilde gönül rahatlığıyla komposta atılabilir.

Kahve telvesi ve atığı (bazı kahve makinalarında kullanılan filtre kağıtları da dahil) kurtların favorilerindendir. Aynı şekilde poşet çaylar veya demleme çaylar -sallama iplerine bir metal ile tutturulmamışlarsa- vakit kaybetmeden komposta gidebilir. Mutfakta kullanılan kağıtlar da (örneğin üzerinde havuç veya soğan soyduğunuz gazete kağıdı) kompostta eriyip gidecektir.

Tuzsuz kuruyemiş artıkları kompostta kahverengi madde görevi görebilirler. Yine aynı şekilde üzerinde renkli mürekkep kullanılmamış karton ve yumurta kartonları küçük parçalar halinde  komposta atılabilir.

Kızartma, hamur işi gibi yağlı ve unlu yiyecekler ve pilav artıkları çok çok az miktarda komposta atılabilir ancak kalan yemekleri ertesi gün kendi soframızda değerlendirmek hepimizin ilk tercihi tabi ki…

kompost

Patates kabuğu çıkmazı

Bazı kaynaklarda patates kabuklarının komposta atılmaması gerektiği veya atılıyorsa bile yeşermeyi önleyecek bir ürün ile ovulduktan sonra atılmasının tavsiye edildiğini okudum. Bana biraz saçma geldi açıkcası.

Yediğimiz içtiğimiz şeylere kattıkları zehir yetmiyormuş gibi bizi ayrıca kimyasal bir ürün daha almaya teşvik ediyorlar ki bu konuda hiç ağzımı bile açmayayım. Zaten, hiç dikkat ettiniz mi bilmiyorum satın aldığımız ne patates ne soğan ne de sarımsak mutfağımızda bir ay kalsa bile yeşermiyor. Ben küçükken hatırlıyorum, patatesler birkaç gün güneş görmesin durdukları yerde tomurcuklanırdı.

Yani diyeceğim o ki; patatesin kompostta yeşermesi benim için hiç de dert edilecek bir durum değil, aksine sevinirim zehirsiz patates yedim diye.

Aman dikkat!

Midye kabukları, kemikler, balık ve kırmızı et artıkları komposta atılmaması gereken mutfak atıklarıdır.

Kedi ve köpek kakaları komposttaki diğer organik maddelerle karışmadığından kötü koku yapabilir ve hatta bazı parazitlerin üremesine sebep olarak toxoplasmos gibi ciddi hastalıklara neden olabilir.

Soslar, hayvansal ve bitkisel yağlar komposta atıldığında diğer organik maddelerin etrafında kompost yapıcı organizmalar için aşılması zor bir katman yaratır ve bu da ayrışma işlemini yavaşlatır.

Renkli baskılı periyodik dergiler, plastik, alüminyum folyo, konserve kutuları komposttan ziyade geri dönüşüm kutularına atılmalıdır.

Peki ya hasta bitkiler ve yabani otlar?

Eğer kompostunuz başarılı bir şekilde yapıldıysa ve fermantasyon ısısı 50ºC’nin üzerine çıkıyorsa korkulacak bir durum yok; bitkilerin ve hastalıkların 1-2 gün içinde öleceğine emin olabilirsiniz. Ben biraz tedbirli davranarak yabani otların köklerini ve tohumlarını; hastalıklı bitkilerin ise hiçbir kısmını kompostuma atmıyorum. Atacak olanlara şüpheli bitkileri sıcaklığın daha yüksek olduğu kısma yani kompostun ortalarına doğru atmalarını tavsiye ederim.

Komposta ne atılır, ne atılmaz şöyle bir özetlemek gerekirse;

Kompostlayalım Komposttan Uzak tutalım
evden; et, tavuk ve balık artıkları
tüm sebze ve meyve kabukları toprak, kum, kil
tuzsuz kuruyemiş kabukları işlenmiş tahta
yumurta kabukları büyük parçalar halinde tahta
çay poşetleri ve demlenmiş çay yaprakları kemikler
kahve telvesi ve filtresi mangal odunu/kömürü
mutfakta kullanılan pişirme kağıtları senteteik, plastik, bakelit, kauçuk, porselen
az miktarda pişmiş yemek artıkları konserve kutuları ve diğer materyaller
evcil otçulların gübreleri kedi ve köpek kakası ve kumu
çiçekler ve sapları kumaş, naylon
ev bitkilerinin yaprakları ve sapları kül
bahçeden;
küçük parçalara bölünmüş veya öğütülmüş tahta
az miktarda talaş
biçilmiş çim
Kuru yapraklar
yabani otlar
geri kalan tüm bitkilerin yaprakları sapları, meyveleri, kökleri

komposta ne atılır ne atılmaz

İlgili Yazılar

6 comments

  1. […] Kendi kompostunuzu yapmak hem çok kolay, hem de bahçede geilşen bitkiler için çok faydalı. Ev atık üretiminizi azaltarak da, çevrenin korunmasına ve doğal yaşama katkıda bulunursunuz. Haydi iş başına! Kompost nedir? Ne işe yarar? yazısını okuyarak, nice güzel bahçeli yaşamlara! Ayrıca komposta ne atılıp atılmayacağı konusundaki bu yazının da konuyla ilgilenenlere faydası olabilir: Komposta Ne Atılır, Ne Atılmaz […]

    Cevapla
  2. kompost maceram maalesef çok kısa sürmüştü… ancak denedim olmadı diyip de kenara da çekilemedim bir türlü…
    bizim için sorun evin uzağında bir yer olmaması ve/veya uygun kompostlama düzeneğinin olmaması idi….
    araştırmalarım büyük bir varile çevirme kolu, besleme kapağı ve havalandırma delikleri açarak düzenek kurulabileceğini gösteriyor. bakalım ne zaman varil bulacağız…
    bizim gibi şehir merkezinde bahçe sahibi olanlar için bu konuda öneriniz olursa sevinirim.
    sevgiler.

    Cevapla
    1. Şehir merkezinde bahçe sahibi olduğunuz için çok şanslısınız 🙂

      Varil, güzel fikir. Umarım en kısa zamanda uygun bir varil bulup kompost yapmaya başlarsınız.
      Aslında bu o kadar zahmetsiz, o kadar doğal bir süreç ki başlamak için hiçbir şeye ihtiyacımız yok. Bahçenizin bir köşesinde organik atıklarınızı toplamaya hemen bugün başlayabilirsiniz. Benim kompostum evin hemen yanıbaşında. Sebze-meyve artıklarını mutfakta biriktirmeyi sevmediğim için artık çıktıkça vakit kaybetmeden taze taze komposta atıyorum. Uzakta olsa tembellik eder, yanına bu kadar sık uğramazdım sanırım.
      Ayrıca kompost kokmadığı için eve yakınlığından rahatsız değilim. Evet, görüntüsü çirkin. Bunu da etrafını paletlerle çevreleyip üzerini kapatarak çözdüm. Paletlerin etrafına da uzun boylu çiçekler ektim.
      Ama hiç gözüm görmesin diyorsanız, bahçenizde 20-30 cm derinliğinde ve çıkardığınız ‘çöp’ miktarına göre istediğiniz uzunlukta bir çukur kazıp mutfak atıklarınızı orada biriktirebilirsiniz. Üzerine şöyle doğal ve şık bir kapak bulun yeter 🙂

      Cevapla
      1. hııımmm yani sadece atmak/biriktirmek yetiyor mu? hep kokacağından ve sık sık karıştırmak gerekeceğinden endişe ediyorum… bir de parça boyutu küçük olmalı sanki gibi geliyor…
        çöp kovalarında hani ayak pedalı ile açılanlarda biriktirme teşebbüslerim oldu ve sonuç bol sinek ve koku.. bu durumda bile zorlayıp iki kez yan arazideki toprağı kazıp içine gömüvermiştik ama… olmadı patates kabuklarının bir türlü kompostlaşmadığını gördüm. arazide satıldı derken….

        özetle bahçenin en köşesine yere kaç cm lik çukur açsam yeterli olur dersiniz?
        üzerini tam kapatmamak mı gerekiyor?
        normal yaz günlerini düşünerek kaç güne yakın sürüyor kompostun gerçekleşmesi?
        toprakla karıştırmamak mı gerekiyor?
        bitkiye verirken direk gübre gibi dibe mi koyuyorsunuz?

        (çok soru sordum. sorularım mantıklı ise yazıya edit yaparsınız 🙂 yok değilse.. boş verin ben çöplerime kafayı takmaya devam eder dururum :)) )
        sevgiler,
        mutlu baharlar bol hasatlar dilerim ..

        Cevapla
        1. Sadece atmak/biriktirmek yetmiyor. Kompostlamayı yani yiyeceklerin dekompozisyonunu, parçalanmasını, sağlayan mikroorganizmaların nem ve oksijene ihtiyacı var. Havalandırmayı kestiğiniz anda kokmaya başlar. Bu konuda ayrıntılı bilgi veren diğer bir yazıma göz atmak isteyebilirsiniz 🙂
          http://bahcebuyucusu.com/kompost-nedir-ne-ise-yarar/

          Kompost çeşitleri ve nasıl kullanıldığına dair bir yazı yazıyorum şu an ama sorularınıza şimdi de yanıt veririm seve seve.
          – Çukuru bir önceki yorumumda dediğim gibi 20-30 cm derinliğinde açabilirsiniz. Uzunluğunu ise çıkardığınız mutfak ve bahçe atıklarına göre karar verin. Konum olarak bahçenin en ucra köşesi olmasına gerek yok. Kötü tecrübeleriniz olmuş ama kompost gerçekten tiksinilecek bir şey değil 🙂
          – Üzerini tam kapatmayın. Bol bol hava alması gerek.
          – Kompostun olgunlaşması 6-9 ay sürebilir.
          – Toprak karıştırmayın. Yazıda bahsi geçen kahverengi maddelerden atın bol bol.
          – Kompostun öncelikli amacı toprağı iyileştirmek ve dolayısıyla sağlıklı bitki yetiştirebilmektir. Kompostu bahçenize her mevsim her şekilde koyabilirsiniz.

          Cevapla

♥ Düşüncelerinizi duymak isterim. Aşağıdaki kutucuğa bıraktığınız yorumları dört gözle bekleyip büyük bir sevinçle okuyorum! ♥